14/5/2007 - EMANETÇİ...

Emanetçi dükkanından...
saaflarda hemen bakırcının arkasında ki sokaktan evet evet.. o aksırıklı , o köhmeniş adamdan aldım seni
emanet edilipte unutulmuşlar arasında, toz içinde bir rafta, duruyordun
bir oyuncaktın belliki,
eğlence olur niyetiyle, bir kaç kuruşa aldım seni...
kirkpiklerin zifte bulanmıştı... az biraz kurcaladım, ama yine de çıkartamadım
bir ses duydum sanki derinlerden gelen... karnın mı acıkmıştı ? üşümekten miydin? sordumsa da, cevap alamadım.
duyduğum o iniltiden bir mana çıkaramayınca, pilin bitiyordur sandım.
fazlaca pembeydi minik ellerin, sanki boyanmış sandım silmeye uğraştım ama çıkartamadım
biraz yoklama için, tuttum şöyle bir salladım, kırılmış gibi geldi bir şeyler bana, bir kaç da cam parçası düştü galiba ,
ne olduğunu anlamadım,
onarmaya çalıştıysamda başaramadım
bozuldun sandımı...
bir de fark ettim ki; adını bile sormayı unutmuşum ihtiyara, senin... döndüm gerisin geri "bu tozlu rafta ki, hani geçen gün üç kuruşa aldığım ne ki? dedimse de...
anımsamadı önceleri seni... yokluğuna öylesine alışmış ki, varlığını hiç bir vakit fark etmemiş gibiydi. sanırım zaten habersizmiş, sen raftayken bile belli...
biraz durdu vedüşündü...
ardından da bana dedi ki; kara mıydı kirpikleri, sanki zifte bulanmışlar gibi? pembe miydi elleri, kundaktaki bebeğinkiler gibi? ya kırık mıydı içinde bir yerleri? ara ara inler miydi peki, sanki bir köşede yanlız, soğuktan titrer gibi?
"evet "dedim heyecanla sorduklarının her birine... ve ekledim; yıllar var ki o rafta unuttuğun, sonra da kurtulmak ister gibi üç kuruşa bana sattığın, birde bunu dahi zarzor anımsadığın; söylesene bana neydi adı, şu oyuncağın?
ihtiyar gülümsedi: ve dedi ki; "evet ise tüm bunlara cevabın , "kalbimdir" adı aldığın o oyuncağın..."
Sevgi ve ışıkla Ayna Mayıs 2007
|