5/7/2007 - "İSMİN E HALİ" VE NARKHİSSOS'UN HİKAYESİ

Ben ne zaman sevsem boşalırken dizlerim, " ismin e hali " ile dolar cümlelerim... Ya senin?
" İsmin e hali " ile neydi benim kastim? Yada neydi senin bundan anladığın?
Ne olabilir ki? Yalın haldeyken, mahsun kalmış yanını sarıp sarmalayıp, tamamlayarak var olmaya çalışmaktan, bir de yaşama değer ve mana katmaktan başka...
İsmin e hali'ne dönüşmesi, yalın haldeyken ki o duruşun saflığını bozar diye mi korkuyorsun? Bu mu ? Şu peşine takılan şu minicik "e" takısı mı bozacak onu?...
Doğru... saftır, yalın olan... Bir o kadar da marur durur bir başına kalan...
Ey yüreğini gördüğüm adam! Bilirim seni...
Bilirim bunu senin de bildiğini: Her şeye rağmen yalın olmak soğuk kokar... Herkesden önce sen alırsın bu kokuyu diğerinde... Tanıdık gelir sana kendi üşümüşlüğünden...
Düşünsene.... Sen bir başına var olabilsen de, seslenişler "sen" yerine "sana" diyerek yönelme içermedikten sonra...
Ne çıkar sen hayran olsan da kendi kendine; seni sana aksettirecek bir aynan olmadıktan sonra...
Bu halin adı yalınlık değil ey sevgili! İtiraf et; buna verilecek tek isim var; o da besbelli...
Aşkta kendin olabildiğinde sağlıklı taraftasın... Fakat unutma güzel yüreklim, sadece kendine aşık olduğundaysa; hastasın...
"Aksini suda gördüğünde bu görüntüye aşık olan *Narkhissos efsaneleşmiştir" dersin.. Bak bunda, haklısın... Ancak, bu aşk ona verilen bir cezaydı, bunu da unutmamalısın...
Ona deliler gibi aşık olupta yananlara aldırmayıp, onları acımaksızın karşılıksız bırakan güzel bir peri kızıydı; Ecco... Yandaşlarıysa, Olimposta tanrı... İntikam tanrıçası Nemesis, Ecco'nun tarafındaydı.
Kısacası Ecco'yu kollayanlar vardı... Ve onlar: Narkhissos'u ölmcül bir hastalıkla; kendi suretine duyduğu aşkla cezalandırdı...
Narkhisso'un aşkı nergis çiçeklerine dönüştüyse de sen aldanma... "İsmin e hali" ni yadsıyan; nergis değilse de, ergeç ayrık otları derlerler bu hayatta...
* Narkhissos'un mitolojik öyküsü:Kendine aşık olanlara aldırmayıp, onları karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan Ecco, bir gün avlanan bir avcı görür. Narkhissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. Ecco bu genç avcıya ilk görüşte aşık olur. Ancak Narkhissos bu sevgiye karşılık vermeyerek, peri kızının yanından uzaklaşır.
Ecco bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak ölür. Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda 'eko' dediğimiz yankılara dönüşür.Olimpos dağında oturan tanrılar bu duruma çok kızarlar ve Narkhissos'u cezalandırmaya karar verirler.
Gene günlerden bir gün av izindeki Narkhissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür. O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir. Yerinden kalkamaz, kendine aşık olmuştur. O ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmiştir kendi görüntüsünü . O şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, ayni Ecco gibi Narkhissos da günden güne erimeye başlar ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür.
Sevgi ve ışıkla Ayna
Temmuz 06.07
|